Menü

Kategorilerim


Butterflies at crazyprofile.com

En Son Eklenenler • NE PİŞİRSEM?
donuts
İYİ SENELER!!
milföy böreği
dama ve zebra kurabiye

24/1/2008 - NE PİŞİRSEM?




Arkadaşlar bu aralar bir koşuşturmadırki gidiyor bende sormayın öncelikle uzak kaldım çünki bir besin zehirlenmesi geçirdim ve benim için atlatması çok zor oldu...

ikinci ve üçüncüsüyse şudurki bu cumartesi küçük ablamın işyerinden bir arkadaşı gelicek ve herkes o gün birşeylerle uğraşıyo olacağı için yeme-içme olayı bana kalıcak

ve bu ay sonunda müstakbel kayınvalidesi ve görümceleri tanışmak için balıkesirlerden buralara gelicekler sizlerden yardım istiyorum bana önerebileceğiniz her türlü tatlı hamur işi farklı içicekler benim çok işime yarıyacak sizden ricam özellikle denediğiniz tarifler olması ve eğer resimde varsa onlarıda eklemeniz link versenizde olur şimdiden teşekkürler herbirinize

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/4/2007 - BESLENME ÖNERİLERİ

"Kolesterolü artırdığı için yumurtadan, şişmanlattığı için karbonhidratlardan uzak durmalı ya da günde 8 bardak su içmeli" gibi beslenme önerilerinin doğruluğu tartışılıyor.

Doğu Washington Üniversitesinden fizyolog Wendy Repovich, kolesterolü yükselteceği efsanesinin yumurtanın sarısında bulunan kolesterol miktarının diğer ürünlerden daha fazla olması nedeniyle ortaya çıktığını, oysa yumurtada sağlık riski yaratacak oranda bir kolesterol olmadığını söyledi. Çoğu insanın bu inanç nedeniyle yumurtadan uzak durduğunu belirten Repovich, kalp-damar rahatsızlığı bulunanlarda doktorun yumurtadan uzak durulmasını tavsiye edebileceğini, ancak günde bir ya da iki yumurta yemenin kolesterol düzeyinde farklılık yarattığını gösteren araştırmalar bütünü olmadığını belirtti.

Repovich, günde 8 bardak su içme önerilerine ilişkin olarak da insanların günlük kaybettikleri suyu yerine koyma ihtiyacında olduklarını, ancak günde 2 litrelik bir suya gerek olmadığını belirtti. Ellerinde su şişeleriyle gezenleri hatırlatan Repovich, çoğu kişinin beslenmelerindeki diğer kaynaklardan da su ihtiyacını karşıladıklarını anlamadıklarını, aşırı suyun vücutta sodyum dengesizliğine neden olabileceğini kaydetti.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/4/2007 - YOĞURDUN FAYDALARI


Yapılan araştırmalar, yoğurdun vücut için müthiş etkilere sahip, çok önemli bir besin kaynağı olduğunu ortaya koydu. Yoğurdun yapısı ve içerdiği besin değerleri nedeniyle insan sağlığı açısından kaynağı sütte bile olmayan faydalara sahip bulunduğu, vücudun yoğurdun içindeki kalsiyum ve proteini süte göre daha çabuk emdiği, bu nedenle de kemiklerin gelişimi açısından süte göre daha etkili olduğu belirtildi.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Hurşit, yoğurdun zengin besin değeri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirdiğini dile getirerek, bu özelliği nedeniyle vücudu kanserden, mide ve bağırsak hastalıklarından, mide, kolon ve ince bağırsak kanserlerine kadar birçok hastalıktan koruduğunu söyledi.

Yoğurdun kolesterol emilimini azalttığını, probiyotik aktiviteye sahip olduğunu, çocukların bulaşıcı karaciğer iltihabı (hepatit) hastalıklarının tedavilerinde kullanıldığını kaydeden Prof. Dr. Hurşit, "Yoğurt, bağırsaklarda bulunan tehlikeli ve zararlı mikropların yaşamasını engeller. Sindirimi kolaylaştırır. Çünkü, vücutta kendi kendine sindirilen tek gıda yoğurttur. Tüberküloz hastalığına karşı doğal bir antibiyotik etkisi gösterir. Stres, alkol, kolalı ve karbonatlı içeceklerle zarar gören sindirim sistemini korur. Bazı bünyeler yapısı gereği sütteki laktozu sindiremez. Bu durum fiziksel rahatsızlıklara neden olur. Sütte bulunan laktoz, yoğurtta laktik asite dönüştüğünden, bu kişiler gerekli besinleri yoğurttan sağlayabilir" dedi.

Güzellik için de çok önemli bir besin kaynağı olan yoğurdun cilde müthiş bir parlaklık kazandırdığını vurgulayan Prof. Dr. Hurşit, yüzde 61 oranında yağ yakıcı özelliği nedeniyle formda kalmayı sağladığını ifade etti. Prof. Dr. Hurşit, "Yoğurdun faydaları saymakla bitmiyor. Yoğurt, doğal bir nefes kokusu ve diş taşı önleyicisidir. Ayrıca yağ yakma özelliğiyle çabuk kilo vermek ve özellikle karın bölgesindeki fazla kilolardan kurtulmak isteyenler için de ideal bir besindir" diye konuştu.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/4/2007 - yemek kitapları

Ayşe TÜTER'in Kitapları
Ayşe Tüter'le Ramazan
Ayşe Tüter Kapital Medya Yayınları; Haziran 2006, 14x20, 160 sayfa, Türkçe, K.Kapak, ...
   

 
Ayşe Tüter'le Mutfakta Dört Mevsim
Ayşe Tüter Kapital Medya Yayınları; Haziran 2005, 14x20, 160 sayfa, Türkçe, K.Kapak, ...
   
Ayşe Tüter'le Pratik Mutfak / Kolay Tarifler Leziz Yemekler
Ayşe Tüter Kapital Medya A.Ş.;İstanbul, 2004, 15 x 23 cm., 316 sayfa, Türkçe, Ciltli,...
   
Ayşe Tüter'le Ramazan Bereketi
Ayşe Tüter Kapital Medya Yayınları; 2002, 14X21,5, 333 sayfa, Türkçe, K. Kapak, ...
   
Ayşe Tüter'le Mutfağımızdaki Bereket
Ayşe Tüter Kapital Medya Yayınları; 2002, 15X22, 440 sayfa, Türkçe, K. Kapak...
   
Lezzet Ustası Ayşe Tüter'le Çay Keyfi
Ayşe Tüter Kapital Medya A.Ş.; İstanbul, 2002, 23 x 30 cm., 111 sayfa, Türkçe, Ciltli,..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/2/2007 - Ayşe Tüter" on parmağında on marifet

Ayşe Tüter" on parmağında on marifet

Esra Ceyhan’ın ‘A’dan Z’ye programı sayesinde tanıdık onu. İlginç mimikleri, güzel yemek tarifleriyle birçoklarının kalbinde taht kuran Ayşe Tüter’le hayatını ve yaşamının artık değişmez bir parçası olan yemeği konuştuk.

Yemek deyince akla hep aynı isimler geliyor. Samanyolu TV’deki Oktay Usta, şu sıralar TGRT’te yemek tarifleri veren Sahrap Soysal, bir zamanların en meşhur aşçısı kilolu Ümit Usta, Emine Beder derken ünlü aşçılarımızın listesi uzayıp gidiyor. Ancak aralarından biri var ki; ekrandaki çekingen tavırları, her an değişen mimikleri ve verdiği tariflerle insanların merak ettiği şahsiyetlerden biri olarak kalmaya devam ediyor. Kim mi? ‘Esra Ceyhan’la A’dan Z’ye’ ekranlarından aşina olduğumuz Ayşe Tüter, tabii ki. “Peki Ayşe Tüter kimdir, ne iş yapar ve bu piyasaya neden atılmıştır?” diye soracak olursanız, cevabını aşağıda bulabilirsiniz. Beykoz Çubuklu’da doğan Ayşe Tüter, röportaja başladığımızda bir bir anlatmaya başlıyor yaşadıklarını. Zaten ben çocukluğumdan beri yemek yapmaya çok meraklıydım diye özetleyiveriyor her şeyi. Ancak ekrandaki o tedirgin ifadeden yüzünde eser yok. Tam tersi sevimli, sempatik, iki yetişkin evlat sahibi bir anne Tüter. Babası İstanbul, annesi ise Rumeli kökenli. “Anneannem, babaannem ve halam çok güzel yemek yapardı. Hepsinden çok şey öğrendim” diyor. Koleji bitirdikten sonra Tüter, iki sene yemek eğitimi ardından da beş yıldızlı otel şeflerinden kurslarla eğitimini sürdürmüş. Konuşmamız sırasında kendini sürekli geliştirmeye ve pekiştirmeye özen gösterdiğini anlatıyor. Ama aynı zamanda da tevazu sahibi bir kadın Ayşe Tüter. “Çok biliyorum diye bir şey yok, bilmediklerim bildiklerimden çok” diye ekliyor. Öğrenmenin de yaşının olmadığına inanıyor. Devamlı araştırıyor, okuyor ve yazıyor.

Kuru Fasulyeden Tatlı

Kaç kişi hatırlar bilinmez ama onu yaşamamızın bir parçası haline getiren 1996 yılında Sofra Dergisi’nin açtığı yarışma olmuş. Tüter, bu yarışmada Türkiye birincisi seçilmiş. “O hafta gazetelerde haberim çıktı. Kuru fasulyeden tatlı yapmıştım, çok beğenildi. Ondan sonra hep arandım, çağrıldım. Ben onları bulmadım, onlar beni buldu” diye ekliyor. Beş sene Samanyolu TV’de çalışan Tüter, ondan sonra atv’ye geçmiş. Bu arada atv’deki beşinci senesi Tüter’in. Pazartesi günü yayına başlaması beklenen ‘Esra Ceyhan’la A’dan Z’ye programında yine karşımıza çıkacak anlayacağınız. Bu arada on parmağında on marifet sözüne uygun bir kişilik olduğunu da eklemek de fayda var. ‘Esra Ceyhan’la A’dan Z’ye’ programında verdiği yemek tarifleri haricinde, Sabah Gazetesi’nin Günaydın ekindeki yemek tariflerini o hazırlıyor, ‘Ayşe Tüter’le Banvit Lezzet Güneşi’ adlı aylık periyotta yayımlanan derginin genel yayın yönetmenliği yapıyor ve yemek dersleri veriyor. Ayrıca beş tane de yemek kitabı var. Son kitabı Kapital Yayınları’ndan çıkan ‘Ayşe Tüter’le Mutfak’ta Dört Mevsim’, 5-6 ay önce çıkmış. Kitabın içerisinde yok yok. Yani kurabiye tarifiyse kurabiye, çorba ise çorba. “Bir de ucuz kitap çıkarmak istedim ki herkes alabilsin” diyor.

"Beyaz Et, Beyaz Bir Dünya Benim İçin”

Peki ya bir yemek danışmanı olan Ayşe Tüter’in kendisi ne yiyip ne içiyor? Bizden duymuş olmayın ama o tam bir tavuk tutkunu. Bizim çocukluğumuz da tavuk bu derece işlenmiyordu diye özetliyor durumu konu yemekten açılınca. “Sadece çorbası, pilavı, kızartması, haşlaması oluyordu. Yılbaşı gibi özel günlerde hindi veya tavuk olurdu, iç pilavlı falan. Ama benim için hakikaten çok ayrı bir yeri var. Beyaz etin hazmı kolay, sağlıklı ve kolestrolü az. Hakikaten beyaz et, beyaz bir dünya benim için” Başarılı aşçının ailesi için de bu tavuk sevgisi hiç sorun olmuyormuş: “Çünkü ben sırf beyaz et pişirmiyorum. Haftada bir gün kırmızı et yapıyorsam, diğer günler beyaz eti tercih ediyorum. Ama tavuğu hep sebzelerle kullanıyorum. Karnıyarık, taze fasulye, nohut yapıyorum. Etli dolma, bile tavuk etini baharatlarla birleştirince çok güzel oluyor” diyor. İş için sürekli gezen Tüter, geçen hafta gittiği Gaziantep’e de hayran kalmış. Hakikaten bulguru dantel gibi işliyorlar diyor ve ekliyor: “Türk hanımları çok yaratıcı. Gönüllerindeki sevgiyi el işlerine yemeklere aktarıyorlar”
Derken röportaj bitiyor ve Ayşe Tüter’in hem iyi bir anne, hem de iyi bir eş olan sıcak yüzüyle karşılaşıyoruz. Devamlı gülüyor. Onu ekran karşısından tanıyor ve suratsız, tepkisiz ve soğuk görüyorsanız yanılıyorsunuz. Yalnızca hanımefendi bir kişilik. Nostaljiden çok hoşlanıyor mesela. Doğduğu İstanbul’u ve Çubuklu’yu özlediğini anlıyoruz laf aralarında. Ona göre bugünkü yozlaşmanın nedeni ise göç. Anlayacağınız Ayşe Tüter kendi halinde iyi bir aşçı, ev hanımı ve anne....

Yazı: Aslı ÖRNEK

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


Butterflies at crazyprofile.com

Butterflies at crazyprofile.com
<- :: Sonraki Sayfa ->
<