Ekranların lezzet ustası: Sedef İybar

Ekranların lezzet ustası: Sedef İybar Ekranların lezzet ustası: Sedef İybar

“Mutfakta Yenilik Var” adlı programıyla her hafta evlerimize konuk olan Sedef İybar, ekranda olduğu gibi özel hayatında da sağlıklı mutfaktan yana… 

Ekran başında verdiği birbirinden lezzetli yemek tarifleriyle tanıdığımız Sedef İybar, oldukça yoğun bir tempoda çalışıyor. Yemek programının yanı sıra bir mağazanın yöneticiliğini yapıyor, promosyon-hediyelik eşya işiyle uğraşıyor ve çeşitli yerlere danışmanlık hizmeti veriyor. Üstelik tüm bu yoğun iş trafiğinin arasında kendine ve sevdiklerine zaman ayırmayı da ihmal etmiyor. 

Leziz yemeklerini ekrandan görerek iç geçirdiğimiz Sedef İybar’la söyleşimizi Harbiye’deki evinde gerçekleştiriyoruz. Kapıdan içeri girer girmez mis gibi bir koku geliyor burnumuza. Kokunun kaynağı az sonra anlaşılıyor. Sohbetimize, Sedef İybar’ın pişirdiği kek ve sıcak çay eşliğinde başlıyoruz.
 
Esin kaynağı babaannesi
Yemek yapmak Sedef İybar’ın hayatının vazgeçilmezlerinden biri. Kendini bildi bileli yemek yaptığını söylüyor. Esin kaynağını ise bakın nasıl anlatıyor: “Benim babaannem muhteşem maharetli bir ev hanımıydı. Hatta aşçıydı diyebilirim. Çok büyük miktarlarda muazzam  yemek yapardı. Ailenin bütün yemeklerini babaannem organize ederdi. Ben de ona hayranlıkla bakarak, çörekleri, pastaları koklayarak etkilendim.”

Anlaşılan Sedef İybar’ın mutfaktaki maharetinde genlerinin payı büyük. Ama o, kendisini geliştirmek için profesyonel anlamda da birtakım çalışmalar yapmış. New York’ta yabancı öğrenciler için hazırlanan “housekeeping” tarzında bir eğitim programına katılmış. “Zaten  çok özel de bir merakım vardı. Burada organizasyon nasıl yapılıyor, davet nasıl veriliyor gibi konularda genel bir eğitim aldım.”

Sedef İybar’ın yemek işine profesyonel olarak soyunması yedi yıl önce bir arkadaşının açtığı kafeterya sayesinde olmuş. “Arkadaşım bana ‘sokak pastası, keki gibi şeyler almak istemiyoruz. Her gün buraya iki-üç tane kek, tart, bisküvi gibi bir şeyler yapabilir miyiz? Bana yardım edebilir misin?’ dedi. Bu kadar vakit alacağını, beni bu kadar içine çekeceğini hiç düşünmemiştim. Bizim küçük mutfak entegre tesis gibi olmaya başladı. Bütün gün yeni deneyler, testler…”

Bir kere başlayınca gerisi çorap söküğü gibi gelmeye başlamış. Bu kez “Mutfaktayız” adlı bir yemek okulu için kolları sıvamış. “Semen  Zihnioğlu’yla bu okulun kurulma aşamasında birlikte çalıştık. İki yıl boyunca vakti olmayan, çalışan ev hanımlarına nasıl hızlı yemek yapabilecekleri konusunda ders verdik. Ama lezzetten ve sağlıklı beslenme kurallarından ödün vermeden tabii…

“Mutfakta Yenilik Var”
Gerek kendi mutfağında gerekse televizyondaki programında hazırladığı yemeklerde sağlıklı beslenme koşullarına dikkat eden İybar, şunları söylüyor: “Diyetisyen falan değilim, haddimi aşmıyorum ama nasıl sağlıklı hale getirebilirim diye düşünüyorum. Mesela ne evimde ne de programımda kızgın bir yağın içine bir şey atmam. Bana aykırı bir şey. Bu o yemeğin olmazsa olmazıysa eğer, alternatifler getirmeye çalışıyorum. İşte kızgın yağa tavuğu veya patatesleri atmaktansa onları bir pane harcıyla kızgın fırına koyup grill ya da başka bir teknikle nasıl kızartabilirim ona bakıyorum.”

Sedef İybar, “Mutfaktayız” dan sonra Habertürk’te “A la carte” adlı bir yemek programı sunmaya başlayarak televizyona adım atmış. Ardından ATV’de halen yayınlanmaya devam eden “Mutfakta Yenilik Var” programına başlamış. Pazar ekranının beğeni ile izlenen programları arasına giren “Mutfakta Yenilik Var” da birbirinden lezzetli yemekleri, birbirinden değerli konukların sohbeti eşliğinde yapıyor. İybar, programında her hafta sağlıklı bir mutfak için neler yapılması gerektiğini ekran başındakilerle paylaşıyor: “Kalori kaygınız varsa sağlıklı mutfak diyorum. Herkesin diline pelesenk oldu; ama ben yine de söylemekte fayda görüyorum. Kızıma da aynı şeyleri söylüyorum. Aman yediklerine dikkat et diye. Ben 100 tane yemek tarifi veriyorsam onun bir ya da iki tanesinin içinde salça ya da ketçap gibi gıdalar geçer. O da ancak o yemeğin vazgeçilmezi olduğu içindir. Onun için kullanmışımdır. Ketçap ya da salça sağlıksız bir şey değildir ama; ben onu bile evde hazırlıyorum. İnsanların bunu hazırlamak için vakit bulamamasına imkan yok. O domatesleri blenderdan geçirip ocağın üzerine koyarım. Ben televizyonda dizimi seyrederken o kısık ateşte pişer.

Tavuk yemekleri vazgeçilmez
Programında verdiği tariflerin tamamı Sedef İybar’ın özgün tarifleri. O bu yemekleri önce kendisi pişiriyor. Sonra tadına bakıp yorumluyor. Malzemelerin miktarının yerli yerinde olduğuna karar verdikten sonra ise tarif vermek üzere hazırlıyor. Programın süresi yarım saat olduğu için, yemeklerin de bu süre zarfında yapılmasına özen gösteriyor. Sedef İybar da mutfakta tavuk etini kullananlardan: “Kırmızı eti çok fazla tercih etmiyorum. Gelen konuklarım da çok fazla yemiyor. Zaten programımda da çoğunlukla tavuk yemeği yapmayı tercih ediyorum. Bunu ya domatesli, sebzeli olarak  ya da biraz daha Uzakdoğu mutfağı tarzında veriyorum. O mutfakları çok seviyorum. Yemekleri birazcık soğanla karamelize etmeyi, tatlı-ekşi soslar kullanmayı veya içine brokoli gibi malzemeler doğrayarak değişik tatlar yakalamayı çok seviyorum.”

Sedef İybar bu günlerde yeni bir heyecan da yaşıyor. Çok yakında yeni kitabını çıkartmaya hazırlanıyor. Kitabın adı ‘Kolay Aslında’. “Kitabı özelikle tatlı, pasta ve kek konularında çok maharetli olan Zeynep Bilgin’le birlikte hazırladık. Bayağı kapsamlı bir çalışma oldu.

Yazı: Mine Yagıcı Çiftci

Yorum Yaz